
|
Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün (1881-1938) modern Türkiye’yi kurarken geleceğin güvencesi olarak gösterdiği tek unsur eğitim sistemimizdir. Türkiye Cumhuriyeti, görkemli yüzyılların ardından zayıf düşen ve dört bir yandan dış güçler tarafından kuşatılan, ele geçirilmek için saldırılan Osmanlı İmparatorluğu’nun küllerinden doğmuştur. Bu külleri yeniden bir alev topuna dönüştüren; Kurtuluş Savaşı’nda bir milletin yeniden doğuşunu sağlayan; milletimizin liderliğini üstlenen Atatürk, ilerlemenin, medeniyetin yolunu şöyle çizmektedir: “İnsanlar olgunlaşmak için bazı şeylere muhtaçtır. Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur. Halbuki bizim milletimiz, gerçek nitelikleriyle medeni ve ileri olmaya layıktır ve olacaktır.” (1) Eğitim ve öğrenimin önemini her fırsatta dile getiren Atatürk, Hisar Okulları’nın temel ilkelerinden biri olan “içinizdeki potansiyeli açığa çıkarıyoruz” hedefimize işaret eden bir yaklaşım içinde olmuştur. Söylev ve Demeçler isimli eserde yayınlanmış olan Konya konuşmasında, Atatürk şöyle demektedir: “Millete gideceği yolu gösterirken dünyanın her türlü ilminden, keşiflerinden, gelişmelerinden yararlanalım, ama unutmayalım ki, asıl temeli kendi içimizden çıkarmak zorundayız. (2) Cumhuriyetimizin kurulduğu yıllarda dile getirilmiş bu sözler bizim için her zaman bir ışık ve ideal olmuştur. Atatürk bizlere, geleceğin Türkiye’sinin, ancak yaygınlaştırılmış ve etkinleştirilmiş bir eğitim sistemi ile kurulabileceği hedefini vermenin ötesinde, 21’inci yüzyılın gereklerini 20’inci yüzyılın ilk çeyreği içinde saptayabilecek kadar eğitimin gücüne gönül vermiş bir önderdi. Ordularının kazandığı zaferlerin ancak eğitimle korunabileceğini bilen Atamız geleceğin bilgi dünyasının ipuçlarını yaşadığı çağda öngörmekteydi. Atatürk’ün “Eğitim ve öğretimde uygulanacak yol, bilgiyi insan için fazla bir süs, bir zorbalık vasıtası yahut medenî bir zevkten ziyade, maddî hayatta muvaffak olmayı temin eden pratik ve kullanılması mümkün bir cihaz haline getirmektir.” (3) sözleri bugün bile modern eğitimciler için ilham kaynağı olabilecek düşüncelere işaret eder. Bilgi Çağı’nın; Bilgi Toplumu’nun gereği olarak bağımsız, araştıran, sorgulayan genç bireyler yetiştirme görevini Atamızın işaret ettiği yönde gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Hisar Okulları’nın tüm eğitimcileri bu başarı yolunun takipçileri; tüm öğrencilerimiz de Türkiye Cumhuriyeti’nin eğitim başarısının somut örnekleri olacaklardır. Kaynaklar: |
Eğitimdir ki, bir ulusu ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum halinde yaşatır, ya da bir ulusu esaret ve sefalete terk eder. |
